Senan Kazımoğlu

Tüm yazıları
...

URMU TÜRK’ÜNDÜR TÜRK’ÜN KALACAK

Senan Kazımoğlu

22 Mart Cumartesi günü, sosyal medyada Güney Azerbaycan’ın Urmu şehrinde yüz binlerce insanın sokağa çıkarak protesto yürüyüşü yaptığına dair görüntüler yayımlandı. Görüntülerde insanlar, "Bu topraktan pay olmaz, Urmu Kürdistan olmaz", "Urmu Türkündür, Türkün kalacak", "Başkaları yalandır, Urmu Azerbaycan’dır", "Tebriz, Zencan, Erdebil, bu ses Urmu’dan gelir", "Azerbaycan var olsun, istemeyen kör olsun" ve "Haray haray, men Türkem" gibi sloganlar atıyordu.

Sosyal medyada bu görüntüleri izleyen bazı kişiler, olayların sebebini anlamıyor ve aniden başlayan bu gelişmeler karşısında şaşkınlık yaşıyordu. Bu durum, o bölge hakkında maalesef ne kadar az bilgiye sahip olduğumuzu bir kez daha gösteriyor. Peki, Urmu'da neler olmuştu?

Haberlerde, olayların çıkış sebebinin Urmu'da yapılan provokatif Nevruz etkinlikleri olduğu belirtiliyor. Zira daha önce Urmu’da yaşayan Güney Azerbaycan Türklerinin Nevruz kutlamalarına resmi olarak izin vermeyen ve yasaklayan İran rejimi, bölgedeki radikal Kürt gruplarının taleplerini kabul etmekle kalmamış, onlara her türlü desteği de sağlamıştır. Urmu ve çevresine dışarıdan taşınan PKK/PEJAK sempatizanları, Nevruz bahanesiyle bin yıllık Türk yurdu Urmu’yu sözde Kürdistan’ın bir parçası gibi göstermeye çalışmıştır. Ayrıca Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin bayrağını dalgalandıran bu gruplar, Türklere karşı açıkça nefret söyleminde bulunmuştur. Tüm bu yaşananlar, bizzat İran rejiminin izni ve desteğiyle gerçekleşmiştir.

Bu olaylar ilk defa yaşanıyor gibi görünse de bıçak kemiğe çoktan dayanmıştır. Yani, bu protestolar yıllardır uygulanan kirli bir plana karşı yapılan halk itirazıdır. 8 Aralık 2024 tarihinde Milli Devlet Gazetesi'nde yayımlanan "Türklere Karşı Acem Oyunları" başlıklı yazımda da bu konuya değinmiştim. İran, bölgede çok sinsi bir oyun kuruyor. Bin yıllık Türk yurdu olan Urmu’nun demografik yapısını değiştirmek ve bölgedeki Türk izlerini silmek için PKK’nın İran kolu olan PEJAK militanlarını ve sempatizanlarını bizzat devlet eliyle bölgeye yerleştiriyor. Üstelik yalnızca Urmu'da değil, çevresindeki Türk şehirlerinde de aynı plan uygulanıyor.

Bu bölgenin özellikle seçilmiş olması tesadüf değildir. Zira Urmu ve çevresi, kuzeyden güneye Türkiye sınırı boyunca uzanıyor. İran, Türkiye sınırında bulunan bu bölgeyi Türklerden temizleyerek burada bir terör koridoru oluşturmayı hedefliyor. Son yıllarda PEJAK, Türkiye sınırındaki yüzlerce Türk köyüne saldırılar düzenleyerek halkı göçe zorlamış ve bölgeyi boşaltmıştır. Bu gelecekte bölgede oluşabilecek olası bir Türk birliğine de engel teşkil ediyor.

İran’ın bu hamlesinin bir diğer sebebi, kendi varlığına tehdit olarak gördüğü Türkleri terör örgütü PEJAK eliyle yıpratıp, Türklerin nefretini ve enerjilerini İran rejimine değil, bölgedeki diğer terör gruplarına yöneltmelerini sağlamaktır. Çünkü İran, uzun yıllardır uğraşmasına rağmen bölgeye etnik Farsları yerleştirememiştir. Bölgedeki yoğun Türk nüfusu ve şehirlerin kökleşmiş Türk kimliği buna müsaade etmemektedir.

Bu sebeple İran, bölgeye sıradan Kürtlerden ziyade özellikle PEJAK üyeleri ve sempatizanlarını yerleştirmektedir. Böylece daimî bir çatışma ortamı oluşturup, rejimin ömrünü uzatmayı hedeflemektedir. Urmu’daki protestoların asıl sebebi de işte bu kirli oyunlara duyulan tepkidir. Nevruz etkinliği bahanesiyle yapılan provokasyon, bardağı taşıran son damla olmuştur.

Gösteriler sırasında terör örgütü mensuplarının eylemlerine sessiz kalan İran polisi, Türklere karşı sert bir tutum sergilemiştir. Ayrıca, İran polisiyle birlikte yer yer PEJAK sempatizanlarının da mitinge katılanlara provokatif müdahalelerde bulunmasının sebebi de tam olarak budur.

Ancak ne İran rejimi ne de onların kuklası olan terör grupları bölgenin Türk kimliğini değiştiremeyecektir. Çünkü bin yıldır bölgede bulunan Türk milleti oynanan oyunun farkındadır. Zira bunun farkında olduğundan dolayı da insanlar sokaklardadır.

Biz de kardeşlerimize destek olarak haykırıyoruz:
"Urmu Türkündür Türkün Kalacak"