Senan Kazımoğlu

Tüm yazıları
...

ÇANAKKALE’DEN BAKÜ’YE KANLA YAZILAN KARDEŞLİK

Senan Kazımoğlu

Bugün, yedi düvele karşı kazandığımız Çanakkale Zaferi’nin 110. yıl dönümünü kutluyoruz. Yıllardır her türlü hakarete ve aşağılanmaya maruz kalan Türkün millî ruhu, Çanakkale’de yeniden şahlandı. Çanakkale’de dost da düşman da Türk’ün gücünü bir kez daha gördü. Bu zafer sayesinde savaş uzadı ve Osmanlı Devleti’ne “hasta adam” diyen Rus İmparatorluğu, savaşın sonunu göremeden tarih sahnesinden silindi.

Evet, belki Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda Osmanlı yenilen tarafta oldu; ancak sonrasında verilen Millî Mücadele ve günümüze kadar gelen süreçte Çanakkale Zaferi, Türk milletinin en büyük moral kaynaklarından biri oldu.

Çanakkale Savaşı, sadece Türkiye için değil, Azerbaycan Türklüğü için de büyük bir öneme sahiptir. Türkiye ile ayrılmaz bir ruh ve kardeşliğe sahip olan Azerbaycan Türklüğü, bir elmanın iki yarısı gibidir. Bu bağlılık, tarihin her döneminde kendini göstermiştir. Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin en önemli sembollerinden biri de Kafkas İslâm Ordusu’dur. Peki, Çanakkale ile Kafkas İslâm Ordusu arasında nasıl bir bağ vardır? Anlatalım.

Düşman açısından Çanakkale Savaşı’nın amaçlarından biri, boğazları ele geçirerek Rusya’ya yardım ulaştırmaktı. Zira savaş sırasında karadan Rusya’ya yardım etmek mümkün değildi. Osmanlı’ya düşman ittifak içinde yer alan Rusya’nın egemenliği altındaki Azerbaycan Türklerinin gönlü ise kardeşleri Osmanlı’dan yanaydı. Bu sebeple ellerinden gelen her şekilde Osmanlı’ya destek vermeye çalışıyorlardı.

Bu destek sadece maddi yardımlarla sınırlı kalmamış, birçok Azerbaycan Türkü gizli yollarla Osmanlı topraklarına geçerek bizzat cephede Mehmetçik ile omuz omuza savaşmıştır. Sadece Çanakkale Savaşı sırasında 3.000’den fazla Azerbaycan Türkü’nün şehit olduğu bilinmektedir. O şehitlerden biri de Bakülü Hasan oğlu İbrahim’dir. Henüz 18 yaşında gencecik bir fidan… Kardeşinin derdine ortak olmak için Bakü’den gizlice Osmanlı topraklarına gelmiş ve Türk ordusunun bir neferi olarak kahramanca savaşarak şehit olmuştur.

Hasan oğlu İbrahim’in şehadetinden üç yıl sonra, uğrunda canını feda ettiği kardeşleri, onun vatanını düşmandan kurtarmak için Bakü’ye doğru harekete geçti. İçerisinde Çanakkale Zaferi’nin kahramanlarının da bulunduğu Kafkas İslâm Ordusu, verdiği mücadele ile 15 Eylül 1918’de Bakü’yü düşman işgalinden kurtardı. Bu savaşta Türk ordusu 1.130’dan fazla şehit verdi. O şehitlerden biri de Konyalı Ömer oğlu Mustafa idi.

Üç yıl önce Bakülü Hasan oğlu İbrahim’i Çanakkale’ye getiren sebep, üç yıl sonra Konyalı Ömer oğlu Mustafa’yı Bakü’ye getirmişti. Hasan oğlu İbrahim’in can verdiği topraklara gelen Ömer oğlu Mustafa, kardeşinin yurdunda şehit oldu. İşte bu yüzden diyoruz ki Azerbaycan ve Türkiye’nin kardeşliği, sıradan bir kardeşlik değildir. Bu kardeşlik, şehit kanlarıyla yoğrulmuş, siyaset ve şahısların üstünde, kan ve gönül bağına dayanan bir kardeşliktir. Allah, bu kardeşliği kıyamete kadar daim eylesin!

Başta Çanakkale ve Kafkas İslâm Ordusu şehitleri olmak üzere, vatan, millet, devlet ve kardeşlik uğruna can veren tüm şehitlerimize rahmet olsun!

Cümle şehitlerimiz için El-Fâtiha...