Senan Kazımoğlu

Tüm yazıları
...

AZERBAYCAN'IN PRANGALARINI KIRAN PROJE

Senan Kazımoğlu

Geçen gün, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in resmi ziyaret için Türkiye’ye geldiğini duymuşsunuzdur. Bu ziyaretle ilgili yapılan haberlerde, ziyaretin Iğdır-Nahçıvan Doğalgaz Hattı açılışıyla ilgili olduğu söylendi. Evet, gerçekten de Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile, temeli 1,5 yıl önce atılan ve Nahçıvan’dan Iğdır’a gaz akışını sağlayacak hattın açılışını gerçekleştirdi.

Açılış sırasında yapılan konuşmalara bakıldığında hem Azerbaycan’ın hem de Türkiye’nin bu projeye ne kadar önem verdiği ve bu hattın açılışının ne denli kritik olduğu açıkça görülüyor. Peki, bu hattı önemli kılan nedir?

Bu sorunun cevabını biraz geçmişte aramak gerek. Zira Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçası olan Nahçıvan Özerk Bölgesi’ne, Çarlık Rusya’sının işgali sırasında çok sayıda Ermeni yerleştirildi. 1920’de Azerbaycan’ın Bolşevikler tarafından işgal edilmesinin ardından, Azerbaycan topraklarındaki üç bölgeyi isteyen Ermenistan’a Zengezur ve Nahçıvan verildi; Karabağ ise ayak oyunlarıyla Ermenileştirilerek özerk statüyle Azerbaycan’a bırakıldı.

Zengezur’u alan Ermenistan, Nahçıvan’a da yönelse de bölgedeki Türklerin çığlığına sessiz kalamayan Kazım Karabekir komutasındaki Şark Ordular Grubu Nahçıvan’a girdi. Böylece bölge halkı katliamdan kurtuldu. Ardından, 1921 yılında Ankara Hükümeti ile Bolşevikler arasında yapılan Moskova ve Kars Anlaşmalarında, Nahçıvan Bolşeviklere bırakıldı ancak Misak-ı Milli sınırları içinde olduğu için Türkiye’nin garantörlüğü tesis edildi. Yani Nahçıvan’a bir saldırı olursa Türkiye’nin onu koruma hakkı doğacaktı. Sırf bu sebepten, Nahçıvan günümüze kadar Türklüğünü koruyabildi.

Fakat Bolşevikler, Türkiye’nin Türk dünyasına açılan tek kapısı olan Nahçıvan’ı Azerbaycan’ın ana kara parçasından koparmak için Zengezur bölgesini tamamen Ermenistan’a verdi. Böylece Türkiye’nin Türk dünyasıyla kara bağlantısını kesti.

Sovyetler Birliği döneminde Nahçıvan’ın Azerbaycan ana karasıyla bağlantısının olmaması bir sorun teşkil etmiyordu. Zira aynı devlet içinde olduğu için iletişim Ermenistan üzerinden sağlanabiliyordu. Ancak bağımsızlık sonrası süreç ve Azerbaycan’ın Ermenistan ile yaşadığı savaş, Nahçıvan’ı tamamen kuşatma altına aldı ve hem ulaşım hem de altyapı açısından Azerbaycan’dan uzak kalmasına neden oldu. Bu süreçte Nahçıvan, Türkiye’ye bir nefeslik alan olsa da coğrafi şartlar nedeniyle esas altyapı İran üzerinden sağlanmak zorundaydı.

Bu durum, Azerbaycan’ı ister istemez İran’a bağımlı hâle getiriyordu. Sadece kara yolu ulaşımı değil, enerji meselesinde de aynı sorun yaşanıyordu. Nitekim Azerbaycan, bugüne kadar Nahçıvan’ın gaz ihtiyacını İran üzerinden karşılıyordu. Dolayısıyla Azerbaycan, İran ile ilgili herhangi bir adım attığında bu bağımlılığı da hesaba katmak zorunda kalıyordu. İşte Türkiye ile inşa edilen Iğdır-Nahçıvan Doğalgaz Hattı, Azerbaycan’ı bu prangadan kurtarıyor.

Bu nedenle Azerbaycan açısından bu hat büyük bir önem taşıyor. Yapılan bu projeler, Azerbaycan’ı İran’a olan bağımlılıktan daha da uzaklaştırıyor. İran’ın, Türkiye-Azerbaycan iş birliğine karşı çıkmasının nedenlerinden biri de budur. Aynı şekilde, İran’ın Zengezur Koridoru’na karşı çıkmasının sebeplerinden biri de Azerbaycan’ın bağımsız hareket etmesini engelleme isteğidir.

Ancak İran ne yaparsa yapsın, inşallah bu bölgenin söz hakkı da, geleceği de Türk’ün olacaktır! İran istese de istemese de...