Kendimi bildim bileli hep Türk dünyası ve Türklük sevgisiyle yetiştim, büyüdüm ve inşallah milletimin ve dinimin sevgisiyle ölmeye niyetliyim. Bu sebeple Türk dünyasını gerçek anlamda tanıma ve Türk dünyasıyla iletişimde olma konusunda daima gayret sarf ediyorum. Elimden geldiği kadarıyla Türk dünyasının gündemini takip ediyorum. Fakat Türkiye tarafından bakınca maalesef medya kuruluşlarının gücünü elinde bulunduran patronlar, Türk milliyetçiliğiyle pek fazla ilgilenmedikleri, hatta buna karşı bile oldukları için Türkiye’de Türk dünyası haberleri genellikle olumsuz veya Türkiye aleyhine olacak şekilde gündem oluyor. Bunun aksine olumlu, Türkiye lehine veya Türk dünyasının birlik ve beraberliğini pekiştirecek haberler gündeme bile gelmiyor.
Bunların arasında Türkiye’de hükümete etki edecek gazeteciler bile var. Yani medya kurumları yetmiyormuş gibi bir de bu gazetecilerin paylaşımlarıyla zarar vermeye çalışılıyor. Bu saldırıların hedefi Türk milliyetçiliği, Türk birliği ve Turan fikridir. Fakat anlamıyorlar ki bu birlik, akıllarında tuttukları siyasi bir birlik değil; gönüllerde şekillenen, fikir ve kültürle yoğrulan, şehit kanlarıyla bütünleşen bir birliktir.
Ancak bir Azerbaycan atasözünde söylendiği gibi: “Sinek ne kadar küçük olsa da mide bulandırır.” Evet, maalesef bu küçük sinekler de mide bulandırmaya başladılar. Peki ne yapmak gerek? İlk önce Türk milliyetçilerine düşen görev mutlaka Türk dünyasından sağlam şekilde bilgi alabileceğimiz bir medya kuruluşu oluşturmaktır. Aslında bunu yapmak o kadar da zor değil. Bunun için Türkiye’de eğitim alan Türk dünyası öğrencilerinden yararlanılabilir. Bu öğrenciler hem kendi ülkelerini hem de Türkiye’yi çok iyi tanıyorlar. Bunu yapan bazı medya kuruluşları son dönemde oluşmaya başladı ancak sayıları ve imkânları o kadar kısıtlı ki yetişemiyorlar.
Daha sonra klasik medya usullerini bir kenara bırakıp artık yeni medyaya yönelmemiz gerek. Bunun sebebini de sahada görüyoruz. Evet, Azerbaycan ve Türk dünyasıyla ilgili olumlu bir haber, hatta bazen Anadolu Ajansı ve TRT gibi devletin resmi ajanslarında yayınlansa bile sosyal medyada yer bulmayınca kimse bundan haberdar olmuyor. Ya da uzun yazıları artık kimse okumak istemiyor; bunun yerine kısa videolar veya resimli kısa başlıklar kullanılabilir. Tabi bunlar işin detay kısımları.
Görülen o ki Türkiye’de güçlü bir şekilde Türk dünyası aleyhine faaliyet gösteren yapılar vardır. Eğer bunlara dikkat etmezsek Türkiye’nin Türk dünyasındaki lider konumu zayıflar. Tespihin imamesi kopunca tüm tespih dağılır. İşte o imameyi korumak ve o sineklere meydanı bırakmamak için biz Türk milliyetçileri bıkmadan, yorulmadan çalışmalıyız. Çünkü bu görev; tarihin, coğrafyanın ve istikbalin omuzlarımıza yüklediği topyekûn bir sorumluluktur.




